Pike kumaş yıkanınca çeker mi ?

Sena

Yeni Üye
Dolayısıyla yeni alınmış pamuklu pike tişörtünüzün boyunun belirgin biçimde değiştiğini düşünüyorsanız, yalnızca “kaç derecede yıkadım?” sorusunu değil, “nasıl kuruttum?” sorusunu da sormak gerekir.

Pike Kumaşın Çekmesini Önlemek İçin Ne Yapılabilir?

Burada tüketicinin yapabileceği şeyler ile üreticinin yapabileceği şeyleri ayırmak gerekiyor.

Tüketici açısından en güvenli yaklaşım, bakım etiketindeki sıcaklık ve kurutma talimatlarına uymaktır. Kumaşı gereğinden yüksek sıcaklıkta yıkamak veya yüksek ısıda kurutmak, üreticinin öngördüğü kullanım koşullarının dışına çıkabilir.

Üretici açısından ise süreç çok daha karmaşıktır. Kumaşın üretimden sonra relaksasyonu, kompaktlama gibi işlemler ve uygun apre uygulamaları boyutsal stabiliteyi geliştirmek için kullanılabilir.

Örneğin Safdar ve arkadaşlarının hakemli çalışmasında %100 pamuklu honeycomb pike kumaşlarda reçine aprelerinin boyutsal stabiliteyi iyileştirme potansiyeli incelenmiştir. Araştırmacılar uygun reçine türü ve konsantrasyonuyla çekmenin kontrol edilebildiğini, ancak bazı uygulamalarda kumaşın patlama mukavemetinde kayıp oluşabildiğini bildirmiştir.

Bu da tekstilde her çözümün bir bedeli olabileceğini gösteriyor: Daha az çekme her zaman bütün performans özelliklerinin daha iyi olacağı anlamına gelmiyor.

Erkek ve Kadın Tüketicilerin Bakış Açısını Nasıl Dengeli Değerlendirmeliyiz?

Tekstil tüketimini “erkekler böyle düşünür, kadınlar böyle düşünür” diye kesin kategorilere ayırmak bilimsel olarak savunulabilir bir yaklaşım değil. Cinsiyetten bağımsız olarak insanlar kumaşın farklı özelliklerine önem verebilir.

Bununla birlikte, tüketici davranışı açısından farklı önceliklerin aynı tartışmada bulunması yararlı olabilir. Örneğin daha veri odaklı yaklaşan bir tüketici; kumaşın lif oranını, gramajını, yıkama sıcaklığını, ölçü değişimini ve çekme yüzdesini karşılaştırmak isteyebilir. Buna karşılık sosyal kullanım ve deneyim tarafına daha fazla önem veren başka bir tüketici; tişörtün vücuda oturuşunun değişip değişmediğini, omuz hattının bozulup bozulmadığını, rengin ve yüzey hissinin nasıl etkilendiğini sorgulayabilir.

Bunlar erkeklere veya kadınlara ait zorunlu özellikler değildir. Aynı kişi bir gün tamamen ölçülebilir verilere odaklanırken başka bir gün giysinin konforuna ve sosyal görünümüne öncelik verebilir.

Bence iyi bir tekstil değerlendirmesi tam da bu iki yaklaşımı birleştirmeli: ölçüm + gerçek kullanım deneyimi.

Çünkü laboratuvarda %3 boyutsal değişim olarak görülen bir sonuç, kullanıcı açısından omuzların veya beden uzunluğunun hissedilir biçimde değişmesi anlamına gelebilir.

Evde Pike Kumaşın Ne Kadar Çektiğini Nasıl Ölçebiliriz?

Bunu küçük bir deneyle oldukça objektif hale getirmek mümkün.

Örneğin tişörtü yıkamadan önce şu ölçümleri alabilirsiniz:

- Koltuk altından koltuk altına göğüs genişliği

- Omuzdan etek ucuna toplam boy

- Omuz genişliği

- Kol uzunluğu

- Gerekirse etek ucu genişliği

Daha sonra aynı noktaları yıkama ve tamamen kurutma sonrasında yeniden ölçebilirsiniz.

Çekme yüzdesi basit biçimde:

Çekme (%) = [(Yıkama öncesi ölçü − Yıkama sonrası ölçü) / Yıkama öncesi ölçü] × 100

şeklinde hesaplanabilir.

Örneğin 70 cm olan tişört boyu 67,2 cm'ye düşmüşse:

(70 − 67,2) / 70 × 100 = %4 çekme

elde edilir.

Bilimsel çalışmalarda da temel yaklaşım bundan farklı değildir: Numunenin başlangıç ölçüleri alınır, belirli koşullarda yıkama uygulanır ve son ölçülerle boyutsal değişim hesaplanır. Onal ve Candan'ın çalışmasında bunun yanında farklı kumaş özelliklerinin etkisini ayırmak için istatistiksel analiz uygulanmıştır.

Evde yapılacak deney elbette kontrollü laboratuvar çalışmasının yerini tutmaz. Ancak aynı ürünü farklı yıkama koşullarında karşılaştırmak için oldukça faydalı olabilir.

Pike Kumaş Alırken Etikette Nelere Bakılmalı?

En önemli bilgi yalnızca “%100 pamuk” ibaresi değildir.

Örme yapının türü, kumaşın üretim sonrası gördüğü işlemler ve hazır giyim ürününün ön çekmezlik uygulaması da önemlidir. Aynı lif bileşimine sahip iki pike tişörtünün farklı davranması bu nedenle şaşırtıcı değildir.

Özellikle pamuk oranı yüksek ürünlerde ilk yıkama sonrasında küçük bir boyutsal değişim ihtimalini hesaba katmak mantıklıdır. Ancak bunun mutlaka belirli bir yüzde olacağını söylemek doğru değildir.

Bir ürünün “çekmez” şeklinde pazarlanması da tek başına yeterli bilimsel bilgi sağlamaz. Bunun arkasında hangi test standardının, hangi yıkama programının ve kaç döngünün bulunduğu bilinmelidir.

Sonuç: Pike Kumaş Çeker mi?

Evet, pike kumaş yıkandığında çekebilir; fakat çekme miktarı kumaşın lif içeriğine, örme yapısına, iplik özelliklerine, kumaş sıklığına, üretim sırasında uygulanan işlemlere, yıkama koşullarına ve özellikle kurutma yöntemine bağlıdır.

Bilimsel literatürdeki en önemli nokta, çekmenin yalnızca liflerin küçülmesiyle açıklanamayacağıdır. Örme kumaşlarda ilmek geometrisinin yeniden düzenlenmesi ve kumaşın üretim sırasında taşıdığı gerilimlerin yıkama ile serbest kalması büyük rol oynar.

Pike özelinde ise araştırmalar, farklı yapıların farklı yönlerde farklı oranlarda çekebildiğini gösteriyor. Özellikle double pique yapılarında boyuna değişimin enine değişimden daha belirgin olabileceği raporlanmıştır.

Bu yüzden günlük hayatta “Pike çeker mi?” sorusuna en dürüst cevap “Çekebilir; ama ne kadar ve hangi yönde çektiğini kumaşın yapısı ile bakım koşulları belirler” olacaktır.

Burada forum tartışmasını şu sorular üzerinden sürdürmek ilginç olabilir:

%100 pamuklu pike ile pamuk-polyester pike arasında kendi kullanımınızda belirgin bir fark gözlemlediniz mi?

Sizin deneyiminizde asıl sorun boyun kısalması mı, enine daralma mı, yoksa kumaşın formunun bozulması mı oldu?

Tamburlu kurutmanın pike tişörtlerde çekmeyi artırdığını gözlemleyen var mı?

Ve belki en önemlisi: Bir tişörtün “çektiğini” söylerken gerçekten kumaşın boyutsal değişimini mi ölçüyoruz, yoksa kumaşın vücuda oturuşundaki küçük değişikliği mi hissediyoruz?

Bu iki durum aynı şey olmayabilir. Tekstil biliminin ilginç tarafı da tam burada ortaya çıkıyor: Günlük hayatta birkaç santimetrelik basit bir değişim gibi görünen olayın arkasında lif fiziği, iplik davranışı, ilmek geometrisi, nem transferi, mekanik gerilim ve istatistiksel olarak ölçülebilen çok sayıda değişken bulunuyor.

Kaynaklar: Fletcher & Roberts, Textile Research Journal (1953); Suh, Textile Research Journal (1967); Anand ve ark., Autex Research Journal (2002); Onal & Candan, Textile Research Journal (2003); Mikučionienė, Materials Science (2004); Quaynor, Nakajima & Takahashi, Textile Research Journal (1999); Safdar ve ark., Journal of Engineered Fibers and Fabrics (2014).

Kaynak atıflarını metin içine yerleştirBilimsel iddiaları daha temkinli ifade et

Kaynak atıflarını metin içine yerleştir

Bilimsel iddiaları daha temkinli ifade et

Yıkama ve kurutma yöntemlerini tabloyla karşılaştır
 
Üst